16/8/2007 - YE#25 KAHVALTI : Mantarlı Omlet |
Tatil gelemedi gitti, elimde ip çekiyorum yok!!! hala gelemedi haftasonu...
kafa dinleme tatili yapıyorum bu sene... her yıl İzmire aile ziyareti vardı, telaştı, yorgunluktu derken dinlenmek için işe dönmeyi beklerdim. Bu yıl inanılmaz yorgunum, yaşlanıyor muyum ne? ama ihtiyacım vardı cidden...
YE#25 etkinliği de bendeniz kızgın kumlardan serin sulara dalarken vukuu bulacağından ötürü önceden yazılmakta...
Kahvaltının türlü çeşitlisi var bende.. Keza Café Bon Appetit menüsünde "kahvaltı" bölümü bile var. Yemeğin monotonlusunu sevmem, hele kahvaltının hiç... Haftaiçi zaman darlığından nesfit kıtırdatsam da haftasonu illa ki özenilecek sofraya. En sevdiğim peynir+gevrek+domates+salatalık+çay+zeytinyağı ortaklığı olsa da ara sıra sofraya katılan renkleri seviyorum. Ne zaman annemlerle bir kahvaltı sofrasında buluşsak, babamın özellikle istediği omlet var bugün şefin tavsiyesi. Buyrun afiyetle yiyelim.

Malzemeler (2 kişilik) :
- 2 yumurta
- 1 sosis
- 1 çarliston biber
- 3 kültür mantarı
- tuz+karabiber
- 2 çorba kaşığı un
- göz kararı süt ve istenildiği kadar rendelenmiş kaşar
- sıvı yağ
Hazırlanışı:
1. Sosis, mantar ve biberler çok çok küçük doğranır, çırpma kabına alınır.
2. Kaba yumutalar ilave edilir, çırpılır.
3. Un, kaşar ve süt ile tuz+karabiber de ilave edilerek çırpmaya devam edilir.
4. Tavaya az sıvı yağ konur, kızdırılır.
5. Harç tavaya dökülür, kapak kapatılır ve ocağın altı iyice kısılır. Yavaş yavaş omletin iki tarafı da pişirilir.

Şefin naçizane tavsiyesi: Omletin yanına domates salatalık tazecik ekmek ve mis gibi demli çay iyi gider.
|
| • 2 blogcu demiş!!! • Siz Ne dersiniz?? • Bağlantı |
15/7/2007 - YE#24 : Limon : Naneli Limonata |
İTİRAF EDİYORUM YİNE ŞEHİRDIŞINDAYDIM VE UNUTTUM:)
AMA GEÇEN YIL TARİFİNİ VERDİĞİM NANELİ LİMONATA DAHA GENİŞ KİTLELERE ULAŞABİLSİN DİYE TEKRAR YAYINLIYORUM, İSTANBULDA YAŞADIĞIM GÜNLERDEN UFAK BİR NOSTALJİ...
AFİYET OLSUN

Bu haftasonu çok sıcak geçti. Uyumak, hareket etmek hatta nefes almak imkansızdı. İzmir de nemli olur ama İstabulun bu yapışkanlığına hala alışamadım.
Buzlu sular derdimize derman olmayınca Cancanın aklına naneli limonata geldi. Ne de olsa House Cafe'de içtiklerimizin tadı hala damağımızda... Cancan tarifi internetten buldu, damak tadımıza göre ayarladık malzemeleri....
Şöyle ki;
4 limonu iyice yıkadı, kabuklarını incecik rendeledi. Geniş yassı kapta incecik doğradığı nanelerle birlikte 3 kaşık toz şekeri de ilave etti. Havan tokmağı ile 5-10 dakika bu karışımı dövdü. Rengi koyu yeşil bir kıvam alacak. Sonra kabuklarını rendelediğiniz limonların suyunu, kabuklarını ve dövdüğü karışımı büyük bir leğene aldı. 4 lt soğuk suyu da leğene koydu. İyice karıştırdı. İsteğe göre şeker ilave edilebilir.
Başka bir kaba temiz bir tülbent serdik. Leğendeki tüm limonatayı tülbent üzerine boşalttık. Tülbenti iyice sıkıp kenara aldık. Böylece leğendeki posa ayırılmış oldu. Sonra şişelere doldurup iyice soğuttuktan sonra buzlu buzlu servis yapıyoruz. Fotoraftakini yazıyı yazarken içiyorum, muhteşem olmuş, eline sağlık Cancan 
|
| • 0 blogcu demiş!!! • Siz Ne dersiniz?? • Bağlantı |
17/6/2007 - YE# 23 : Diyabetik Tarifler - Izgara Sebze |
Ben bu etkinlik olayının 15 Haziran olduğunu unutmuşum!!! Sanki ayın 20'sine doğru gönderiyorduk, neyse şimdi uyandım, mailimi atttım, umarım geç kalmamışımdır.
Hürriyetin verdiği yemek eklerinden birinde buldum tarifi. Ama Emine Beder değil kesinlikle!!! Bayanın tariflerini artık pek beğenmiyorum da...
Tarif diyabetik mi bilemiyorum ama kesinlikle hafif bir yemek olduğunu söyleyebilirim.
Sözü fazla uzatmadan tarife geçiyorum zira pek vaktim yok şu an, ayağımı uzatıp Derin Devlet kitabını bitirmeye niyetliyim.

Malzemeler:
- 1 bostan patlıcanı
- 5 mantar
- 2 kırmızı biber
- 1 limon suyu
- 1 çay kaşığı biberiye - iyice ufalanmış
- 1 çorba kaşığı zeytinyağı
- 1 çorba kaşığı balsamik sirke
Hazırlanışı:
Patlıcanı tarifte ikiye bölün diyor ama fazla kalın güzel olmuyor, iyi pişmiyor bence ince dilimleyelim. Tuzluyoruz kendilerini, sonra mantarları temizledikten sonra ikiye bölüyoruz, biberlerin de çekirdeklerini çıkarıp 5-6 parçaya ayırıyoruz. Çok az zeytinyağını tavada kızdırdıktan sonra önce patlıcanları sonra mantar ve biberleri ilace edip iyice kavuruyoruz. Sos için limon, balsamik, zeytinyağı ve biberiyeyi bir kasede çırpıyoruz. Sebzeleri bir tabağa alıp üzerine sosumuzu ilave ediyoruz.
Şefin Tavsiyesi: bu şekilde hazırladığımız tabağımızı buzdolabında 1 gece bekletirsek ertesi güne iyice sosu çekmiş, sebzeler de iyice yumuşamış olur. Ayrıca ızgarada pişirmek bence çok daha iyi sonuç verecektir, imkanı olanların denemesi şiddetle tavsiye edilir. |
| • 1 blogcu demiş!!! • Siz Ne dersiniz?? • Bağlantı |
19/5/2007 - KURABİYE YE#22 : Papatya Kurabiye |
Annem o kadar muhteşem kurabiye, kek, börek, vs yapardı ki, hemen her akşam üzeri evin dışına çıkan müthiş kokuları duyan komşular, bizim eve "Yener Pastanesi" adını takmışlardı. Kabul günleri herkes tabağındakileri silip süpürür, birbirlerine "haticenin keki", "fatmanın böreği" şeklinde tarifler verirlerdi. Bu tarifin adı aslında "Kurabiye - Şerife" diye adlandırılmış annemin yemek tarifi defterinde. Kendisi her kapı tıkırtısında kapının önünü silmeye veya çöpü dökmeye çıkan eski karşı komşumuz olurlar. Ama Allah için güzel kurabiye yapardı Şerifanım teyze de. Bende hamurişi yapma ve yeme özürlülüğü olduğundan evde hiç pişirmem, pişirsem de yağdan yana elimi korkak alıştırdığımdan "at kafana delsin" veya "dişkıran" kurabiyeleri adını alır. Ama Ye#22 etkinliğine katılmayı çok istedim. Ölçüsü kadar yağ koyacağıma söz verdim ve karşınızda "Papatya Kurabiye".

Malzemeler:
1 büyük su bardağı pudra şekeri
250 gr margarin
3 yumurta
1 paket kabartma tozu
1/2 kg un
1 tatlı kaşığı kakao
Hazırlanışı:
Öncelikle malzemelerimizin tamamı oda sıcaklığında olacak. Aman bu husus atlanmasın.
Sonra yumurta ile pudra şekerini çırpıyoruz, yağı ekleyip çırpmaya devam. Un ve kabartma tozunu ilave ediyoruz. İyice yoğuruyoruz. Hamurda küçük bir parça koparıp kakao ile iyice yoğuruyoruz. Diğer taraftan tepsimize yağlı kağıt seriyoruz. Beyaz hamurlardan küçük parçalar koparıp elimizde yuvarlayıp 5 tanesini halka olacak şekilde diziyoruz. Ortalarında yine aynı büyüklükte top kakaolu hamuru ilave ediyoruz. İşte papatya şeklini aldı. İsterseniz papatyanın ortasını beyaz, yapraklarını kakaolu hamurdan yapabilirsiniz. Size kalmış.
Yanına bir fincan sıcak çayla, çok lezzetli, kıtır kıtır kurabiyemi hazır.
Bugün İzmirde inanılmaz yağmur var, bu kurabiye keyfi için muhteşem bir atmosfer... |
| • 8 blogcu demiş!!! • Siz Ne dersiniz?? • Bağlantı |
19/4/2007 - YE#21 TAVUK |
Annemin yemekleri eşsiz lezzette de olsa klasik takılırdı biz küçükken. Babamın yemek konusundaki sinamikiliğinin bunda etkisi çok yüksek tabi ki ve bir boğa burcu erkeği olarak alışkanlıklarına bağlı olmasının. (ben de boğayım ama yemek konusunda farklılık delisiyim) Bu sebepten bizde tavuk bütün alınır (biz küçükken öyle kalçası, butu, göğsü ayrı ayrı da pek satılmazdı zaten) haşlanır, suyuna çorba pilav yapılır, fırınlanır, süzme mercimek + pilav + tavuk şeklinde menülenir bu menü pek sevilirdi. Ama devir değişti, artık tavuk denince aklıma dünya kadar yemek tarifi geliyor. Körilisinden, şnitzeline, beşamellisinden, sotesine, çin usulünde acılı meksika tavuğuna...
Peki ben bu kadar tarifin arasında ne yapıyorum, etkiliğe hazırlık yapmayı unuttuğum için "evdeki malzemelerle fırın poşetinde tavuk kalça"!!!
Ama deneyince itiraf edeceksiniz, bir yemek bu kadar kolay, bu kadar hızlı, bu kadar hafif, bu kadar diyet ve de nihayetinde bu kadar lezzetli olur mu be kardeşim diyeceksiniz!!! işte buraya yazıyorum. Hadi yapalım madem:
Malzemeler:
yarım kg tavuk kalça, kuşbaşı doğranmış
1 adet kuru soğan
3-5 diş sarımsak
2 tatlı kaşığı zeytinyağı
2 tatlı kaşığı soya sosu
1 tatlı kaşığı hardal
baharatlar : pul biber, köri, kekik, karabiber
bizde yoktu koyamadım, biber, mantar gibi sebzeler de koyabilir, acılı sevmiyorsanız baharat yerine sadece soya sosu ve bal da ekleyebilirsiniz.

Hazırlanışı:
Soğanı sarımsakları iri iri doğruyoruz, ne kadar iri o kadar lezzetli :)
Tüm malzemeyi bir kapta iyice harmanlıyoruz, ağzını kapatıp buzdolabına koyuyoruz. Bence 1 gece bekleyince çok güzel oluyor ama beklemese de olur.
Eve yorgun argın geldiğimizde, fırınımızı 200 C ye ayarladıktan sonra bir fırın poşetine harcımızı koyuyoruz, ağzını sıkıca kapatıyoruz. Hunharca birkaç yerinden delik açıyoruz. Doğru fırına.
Mis kokular gelinceye kadar -ki bu da yaklaşık 15-20 dk kadar- pişiriyoruz.
Fırın poşetini yine hunharca parçalayıp dumanı üstünde yemeğimizi servis tabağına alıyoruz. İşte bu kadar...
Bu lezzetin tadını iyice çıkarmak için birkaç servis önerisi:
- Tortilla ekmeğiyle dürüm
- Salata yanında
- Pilavla tabii ki muhteşem olur
- Son olarak, ben az önce taze ekmeğin içine sarımsaklı mayonez sürdüm ve tavuktan koydum, inanılmaz lezzetli bir ekmek arası oldu.

Afiyet olsun.
Çok bilmiş şefin notu: Farkettiyseniz kesinlikle tuz koymadım, çünkü şu soya sosu denen meret yemeğe girdi mi tuz asla konmamalı, sakın unutmayın, kendisi yeterince tuzlu zaten.
|
| • 8 blogcu demiş!!! • Siz Ne dersiniz?? • Bağlantı |
19/3/2007 - YE#20 OTLAR |
Cancanın da benim de annem birer kuzu sayılır. Önlerine ot ver otlansınlar. İster istemez her sofralarında bir ot yemeğine rastlarsınız. Cibes, turp otu, semiz otu... Ekşi kulak, roka, maydonoz ve dereotunu hiç saymıyorum bile. Semt pazarlarında köylü teyzeleri vardır, sadece ondan ve sabahın belli saatinde temin ederler otlarını. Malum İzmir... Ottan bol birşey yok.
Birkaç hafta önce cancanın teyzeleri bize yemeğe geldiğinde annesi yoğurtlu pazı yapmıştı. Ben de bugün için fotorafını çekmiştim. Çok faydalı olmasının yanında çok da lezzetli. Pazı ıspanakgillerden ve bol vitaminli bir sebze. Bol bol tüketilmesinde fayda var.

Bir demet pazı (birkaç parçaya doğranmış)
Zeytinyağı
Süzme yoğurt
sarımsak
üzerine kırmızı biberli tereyağı
Pazıyı az suda haşlıyor, acı suyunu çıkarıyoruz. Üzerine zeytinyağı ilave edip karıştırıyoruz. Sarımsaklı yoğurt ve servise yakın pul biberli tereyağını da ekledik mi tamam!
İçki sofralarında çok iyi gidiyor. Bir de yoğurtla sarımsak işin içine girdiğinde ne olsa yenir ya işte o vesileyle faydalı bir ot yemiş oluyorsunuz.
Herkese afiyet olsun. |
| • 4 blogcu demiş!!! • Siz Ne dersiniz?? • Bağlantı |
15/12/2006 - YE#17 : Kabak Sevdim |
Kabağa hiç düşkünlüğüm olmamasına rağmen YE#17 nin konusuna sevindim. Ne de olsa değişik birşeyler denemenin fırsatı doğmuştu. İnternetten araştırmalar yaptım. Kabağa nelerin yakıştığının, nelerin kabakla pişerse hoşuma gideceğinin listesini çıkardım. Çok kabarık değil ama beşamel sos, kaşar, galeta unu, domates, soğan ve sarımsakla ne olsa yenir, değil mi?

Malzemeler:
2 adet Bebek kabak (sakız kabağının körpesine bebek diyorum ben, çekirdeği bile olmuyor)
1 adet domates
1 adet soğan
1 diş sarımsak
üstü için kaşar rendesi
1 tatlı kaşığı galeta unu
Beşamel sos için;
1 tatlı kaşığı tereyağı
1 çorba kaşığı un
yarım çay kaşığı muskat
yarım su bardağı süt
Hazırlanışı:
Bebek kabakları soyup 1 cm kalınlığında verev dilimliyoruz.
Az mısırözü yağında önce piyazlık doğradığımız soğanı ve ince dilimlediğimiz sarımsağı soteleyip domatesleri ilave ediyoruz, 5 dakika pişiriyoruz. Tuzunu ve istediğimiz baharatları ilave edebiliriz. Ben koymadım ama pul biber, kekik yakışır.
Diğer taraftan beşamel sosu hazırlıyoruz. Tereyağını eritip unu kavuruyoruz. Üzerine sütü ekleyip koyulaştırıyoruz. Muskat rendesinin ilavesi ile sosumuz hazır.
Fırın kabına kabak dilimlerini sıralıyoruz. Üzerine soğanlı domatesli karışımı, beşamel sosu ve galeta ununu döküp kabakları tamamen kaplıyoruz.
Kaşar rendesini ilave edip 200 C de önceden ısıtılmış fırında kabaklar pişip, kaşarların üzeri kızarıncaya kadar pişiriyoruz.
Yemeği uydurduk, adını da koyalım : Kabak Sevdim
Ben bu yemeği gerçekten sevdim...
Size de afiyet olsun.. |
| • 6 blogcu demiş!!! • Siz Ne dersiniz?? • Bağlantı |
13/11/2006 - Ye# 16: Fırında Tarçınlı Patates |
Patatesi sevmeyen var mı? Mümkün mü? Her türlüsünü sevdiğim tek sebze herhalde! Yemeği, kızartması, püresi, salatası, yumurtalısı... Patates konusunu seçen sevgili Evren'e sonsuz teşekkürler...
Cancana patates etkinliği için ne yapsam diye akıl danıştığımda aklına hemen eski bir arkadaşının annesinin yaptığı bir patates yemeği geldi. fırından çıkan patateslerin üzerindeki tarçın kokusunu öyle bir anlattı ki acayip heyecanlandım. Arkadaşının annesine ulaşıp tarifimi mutlaka bulmalıydım ama izini kaybettiğinden mümkün olmadı. İnternette böyle bir yemek bulamayıca cancanın tasvirleriyle denemeye karar verdim. İşte sonuç:

Malzemeler:
250 gr dana kuşbaşı
1 adet kuru soğan, piyazlık doğranmış,
1 diş sarmısak, incecik dilimlenmiş,
mısırözü yağı,
1 adet patates, halka doğranmış
1 çay kaşığı tarçın
Hazırlanışı:
Sarmısak ve soğanlarla birlikte etleri tavada soteliyoruz. Fırın kabına alıyoruz. İnce ve halka dilimlenmiş patatesleri etlerin üzerine diziyoruz. Üzerine tarşını serpip önceden 200 C de ısıttığımız fırında patatesler yumuşayıp üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz.
Fırından çıktığında mis gibi kokuyor ve bu kolay yemeğe tarçın müthiş bir tat veriyor, afiyet olsun. |
| • 1 blogcu demiş!!! • Siz Ne dersiniz?? • Bağlantı |
15/9/2006 - YE #14 : Makarna |
Birkaç ay önce bir otelde patlıcanlı makarna yemiştim. Aman tanrım o lezzetti öyle, neredeyse şefe gidip tarifini alacaktım da iş gezisi olduğu için kendimi tuttum. Sonrasında İstanbulda birkaç café'de şansımı denedim o lezzete ulaşamadım. Sonuç: Kendim uydurdum! İşte PATLICANLI PENNE!

1 adet patlıcan (pijamalı soyulup küp doğranıp tuzda 1 saat beklettiğimiz)
yarım paket penne (kalem) makarna
1 adet domates (küp doğradığımız)
1 adet soğan (piyazlık doğradığımız)
2 diş sarımsak (incecik doğradığımız)
2 adet kurutulmuş domates
Kekik, pul biber, fesleğen, kaşar peynir
Zeytinyağı
Makarnayı pakette önerilen şekilde haşlayıp tabağa alıyoruz. Diğer taraftan zeytinyağında acı suyunu salmış patlıcanları kavurmaya başlıyoruz. Renklerinin değişmesiyle soğan ve sarımsağı ekliyoruz. Soteledikten sonra domatesi, pul biberi ve kekiği de ekleyip sos kıvamını alasıya kadar kaynatıyoruz. Makarnamızın üzerine sosu döktükten sonra kurutulmuş domatesler ve tavla zarı formunda kestiğimiz kaşar peynirleriyle süslüyoruz. Nihayetinde kuru fesleğen serpmek suretiyle muhteşem lezzete kavuşuyoruz.
Umarım tarifim etkinliğe renk katar:)

Bilge Kadın önerisi: Kahvaltıda ekmek banmak için hazırladığım kekikli pul biberli zeytinyağından kalanları bir kavanozda muhafaza edip bunun gibi baharatlı soslarda kullanıyorum, daha lezzetli oluyor....
Haa bir de kuru fesleğeni kesinlikle pişirmiyorum, kokusu tadı güzel olmuyor. Ya sosu ocaktan almaya yakın yada sadece süslemek üzere kullanıyorum.
|
| • 0 blogcu demiş!!! • Siz Ne dersiniz?? • Bağlantı |
15/8/2006 - YE#13 SALATA |
Pek sevindim YE #13 ün salata olmasına...
Ne zamandır yapıp da yemek istediğim yeşillerime fırsat doğdu. Salatanın benim için ayrı bir yeri vardır. Sadece salata yemek suretiyle günlerimi geçirebilirim, başka da yemek aramam.
İşin sırrı tabii ki sosunda, salatayı sofrada ot olmaktan çıkaran giysisi şık soslarıdır.
İşte birkaç örnek;
Geleneksel bir lezzet : KISIR (sol üst)
1 su bardağı köftelik bulgur
1 su bardağı kaynar su
1 adet kuru soğan
1 çorba kaşığı salça
2 domates
5 adet taze soğan
tuz, nar ekşisi, pul biber
Kuru soğanı rendeleyip zeytinyağında pembeleştiriyoruz. Salçayı ilave edip eziyoruz. Bulguru, tuzu, suyu, pul biberi de ilave edip suyunu çekinceye kadar karıştırıyor, ocaktan alıp soğumaya bırakıyoruz. Diğer taraftan taze soğanları ince ince, domatesleri küp küp doğradıktan ve de bulgur iyice soğuduktan sonra malzemenin tamamını karıştırıyoruz. En sonunda nar ekşisini isteğe göre ilave edip afiyetle yiyoruz.
Yenilikçi bir yaklaşım : THAI TAVUK SALATA (sağ üst)
Göbek marul
5 mantar
1/4 tavuk göğüs
1 soğan, piyazlık doğranmış
kırmızı biber, közlenmiş
soya sosu
Tavukları ince şeritler halinde doğrayıp soğanlarla birlikte zeytinyağında soteleyelim, iri doğradığımız mantarları ilave edelim. Suyunu çekinceye kadar pişirelim, soğumaya bırakalım.
Diğer taraftan marulları iri iri kopararak kaseye alalım. Önce ince şerit haline getirilmiş biberleri, sonra soğuttuğumuz sote tavuk+mantarı en sonra da soya sosu ilave ediyoruz.
Olmazda olmaz bir seçim: TON BALIKLI ROKA SALATA (sağ alt)
1 adet orta boy konserve diyet ton balığı
yarım göbek marul
yarım demet roka
1 adet domates
1 adet konserve mısır
1 adet kuru soğan
sos için;
1 limon + 2 çorba kaşığı zeytinyağı+1 tatlı kaşığı mayonez+1 çay kaşığı tuz+1 tatlı kaşığı nar ekşisi
Rokayı ve marulu ince ince, domatesi küp küp ve kuru soğanı çok küçük doğrayarak salata tabağına alıyoruz. Ton balığını tifterek otların göbeğine ekliyoruz. Mısırı da en üste serpiyoruz. Sos için malzemeleri küçük bir kasede çırptıktan sonra salatamıza ilave ediyoruz
Hepsi çok lezzetliydi, tavsiye ederim...
|
| • 3 blogcu demiş!!! • Siz Ne dersiniz?? • Bağlantı |
|
Kim Yazıyor Bunları?
|