Dört göz!

Dün dünya para saydığım 1,25 numara gözlüklerimi aldım ve taktım. Türk filmi nidaları yükseldi birden; "Allahım görüyorum görüyorum görüyorum" ya ben cidden körmüşüm. Kocam bile daha yakışıklı geldi gözüme, herşey netleşti.

Bugün çevre yolundan bir gelişim var, nice kamyonlar solladım fütursuzca. Meğer üzerime çöreklenen net görememenin çekingenliğiymiş.

 

Bu aralar blogta sırf çene çaldığımı farketti. Yeni evimin mutfağı muhteşem olmasına rağmen ne bir yemek fotorafı çekesim var ne bir film kitap hakkında atıp tutasım. Varsa yoksa geyik. Okumuyo muyum, yoo bu aralar Deniz Taşlarını bitirmek üzereyim. Güzel bir roman. Huysuz arkadaşım elinden bırakamamıştı, bende o duyguyu bırakmamış olsa da yazarı da romanı da beğendim. Bu arada Maeve Binchy nin yeni romanı çıkmış, siparişin gelmesini bekliyorum ama kocam da ben de film izleyememekten şikayetçiyiz. Çünkü bir yorgunluk peyda olmuş, yemeği yiyip uyuyakalıyoruz. İzmirdeki düzenmize alışma dönemi herhalde. Yakında DVD seanslarımız başlar yine, ben de atilla dorsay misali atıp tutmalara başlarım yine.

 

Sinema dergisi Kült Filmler diye bir kitap vermiş. Onu da okumaya niyetliyim. Bir de dün Instyle aldım ama daha kapağını açamadım. Neyse az sonra LOST başlıyor, akabinde Binbir gece, yani bu akşam dizi karşısında dağ gibi ütüleri eritme günü, hadi bana eyvallah.

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !