ya burası nasıl bir memlekettir?

Efendim bugün göz doktoruna gittim sabah 11 de. 1,25 olmuşum, "sen nasıl bu gözle araba kullanıyosun" diye fırça attı ki haklıdır. Gözlerimi kısmaktan göz kenarlarım kırıştı bu genç yaşımda. Neyse sabahın tenhalığında Alsancak'ta gezdim, indirimlerden payıma düşeni aldım. Gözlüğe 400 YTL vereceğimi bilsem az buçuk frene basardım. Henüz yarın geleceğini duyduğum soğuktan eser yok, ılık bir kış güneşiyle günümü geçirdim. Alsancak tam bir açıkhava alışveriş merkezi. Sanki biraz Cadde havası var şıklığında ama tarz çok başka. Yani 2 yerde Starbucks açılmış ama bir Reyhanın yerini tutar mı bilmiyorum. Sonra heryerde çiçekçiler, çiçekçilerde nergisler. Sanıyorum burada insanlar alışveriş listelerine "1 demet nergis"i de ekliyor. Yada hanımlar kocalarına "yumurta, ekmek ha bi de nergis al gelirken" diyorlar. Herkesin elinde bir demet, sokaklar mis, evler mis. İşte böyle bi memleket burası. Benim misafirim var yarın yemeğe, elim kolum doluydu nergise yer kalmadı ama aklım kaldı. Annem çok sever, evin her odasına koyardı ama mutfakta mutlaka olurdu. Cancan kocam da yeniden İzmirli olmamız şerefine evin her odasına koymuş geçen hafta. Günlerce nergis kokusuyla uyandım.

Dedim ya yarın misafirlerim var yemeğe, bir akşam önceden zeytinyağlıları yaptım mı ertesi güne daha lezzetli oluyorlar. Zeytinyağlı portakallı kereviz ve barbunya yaptım. Yarın sofranın fotorafını çekeyim, özellikle kerevizin tarifini yazmak istiyorum. Çünkü çok pratik ve lezzetli. Bilmeyenler de öğrensin benimki gibi kereviz muhalifi kocaları varsa mutlaka denensin.

Akşamın bu vakti olmuş, tüm gün yürümüşüm, yemeklerimin pişmesini beklerken"deniz taşları" romanının son demleriyle bir kadeh kırmızı koydum önüme yanına da pek tabii finduk! Hadi bana iyi keyifler...

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !